Biyouyumluluk, bir malzemenin veya malzemelerden oluşan bileşenin canlı içerisinde lokal ve/veya sistemik olarak olumsuz bir reaksiyon oluşturmadan işlev görebilme kabiliyetini temsil etmektedir. Temelde canlılar ile cansız malzemelerin arasındaki fiziksel, kimyasal ve biyolojik farklılıklardan doğan biyouyumluluk kavramı, biyotıp alanında kullanılan her türlü malzeme, bileşen veya aygıtın aslında ne düzeyde başarılı işlev göreceğinin bir ölçütü olarak tanımlanmaktadır. Günümüz biyotıp teknolojisinde pek çok bileşen kompleks malzeme ve kombinasyonlarından oluştuğundan, spesifik tek bir malzeme için biyouyumluluktan söz etmek yerine ilgili bileşenin bir bütün olarak biyouyumluluğuna bakılmaktadır.

Biyouyumluluk tayini belirli protokoller/standartlar çerçevesinde sıkı bir denetimle gerçekleştirilen ve çoklu aşamadan oluşan bir süreçle belirlenmektedir. Laboratuvar ortamında canlı tekil hücrelerle simüle edilen biyolojik sistemlerde yapılan ilk aşama testler, hedef uygulamayı simüle edebilecek fizyolojik özelliklere sahip hayvan türleri kullanılarak yapılan hayvan deneyleri ve nihayetinde hedef uygulamayı kapsayan insan grupları kullanılarak yapılan klinik araştırmalar bu çok aşamalı sürecin temelini oluşturmaktadır.